Bakan Mehmet Muş: Türkiye olarak kendi ihracat devrimimizin eşiğindeyiz

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Ticaret Bakanlığı ve TİM’in koordinasyonuyla düzenlenen Design Week Türkiye’nin (Türkiye Tasarım Haftası) açılışında konuştu.

Bakan Mehmet Muş, Türkiye’nin kendi ihracat devriminin eşiğinde bulunduğunu, birkaç yıl önce söz konusu bile olmayan ihracat değerlerine artık çok yakın olunduğunu belirterek, “İhracat devriminin gerçekleşmesi ve kalıcı olarak sürdürülebilmesi için nicelik ve fiyattan ziyade, tasarım ve markalaşmaya odaklanmak zorundayız. Bu nedenle, ülkemizdeki tasarım ekosisteminin bir bütün olarak gelişmesi büyük önem arz etmektedir.” dedi.

Küresel rekabette önemi her geçen gün daha da artan tasarımın firmaların kendilerini rakiplerinden farklılaştırması ve bu sayede fiyat yerine marka üzerinden rekabet edebilmelerine olanak sağladığını ifade eden Bakan Muş, şunları kaydetti:

“Bugün artık tasarım deyince sadece görsel bir estetikten bahsetmiyoruz. Tasarım kavramı artık müşteri ihtiyaçlarının tespitiyle başlayıp, planlama, prototip oluşturma ve üretim ölçeğini büyütmeye giden sürecin merkezine yerleşmiştir. Firmalar, tasarım sayesinde müşterilerin aklında bir marka kimliği oluşturmaktadır. Söz konusu marka kimliği sadece firmanın ürünleri için değil, Türk malı imgesi için de büyük öneme sahiptir. Aslında marka olgusu, güveni simgelemektedir. Yani markamız, tüketicide oluşturduğumuz güvendir. Sizlerin ortaya koyduğu her özgün ve başarılı tasarım ‘Made in Türkiye’ ifadesine ve Türk malına olan güvene bir bütün olarak değer katmaktadır.”

Muş, markaların milli servet olduğunu aktararak, bunun için Türkiye markalarına sahip çıkacaklarını, koruyacaklarını ve destekleyeceklerini söyledi.

Bakan Mehmet Muş, ihracatın 2021 yılında Cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırdığını anlatarak, bu rekorları kalıcı hale getirmek, sürdürülebilir ihracat artışını sağlamak ve ihracatı katbekat artırmak için odaklarına marka olgusunu almak durumunda olduklarını, bunun yolunun da tasarımdan geçtiğini dile getirdi.

İhracatın ürün kalitesini ve ihraç ürünlerin birim kıymetini artırmak için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Muş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugünün uluslararası piyasada rekabetçi olmak için artık sadece kaliteli ürün üretmek yeterli olmamaktadır. Doğru tasarımla müşteri taleplerine odaklanmak, piyasanın hızına ayak uydurabilmek ve estetik ürün üretebilmek, artık rekabetin vazgeçilmez unsurları haline gelmiştir. Türkiye olarak, kendi ihracat devrimimizin eşiğindeyiz. Birkaç yıl önce söz konusu bile olmayan ihracat değerlerine artık çok yakınız. İhracatta ufkun ötesini konuştuğumuz dönemlerdeyiz. Ancak biliyoruz ki bu ihracat devriminin gerçekleşmesi ve kalıcı olarak sürdürülebilmesi için nicelik ve fiyattan ziyade, tasarım ve markalaşmaya odaklanmak zorundayız. Bu nedenle, ülkemizdeki tasarım ekosisteminin bir bütün olarak gelişmesi büyük önem arz etmektedir.”

Muş, bu gibi organizasyonlar sayesinde bugün bir araya gelen katılımcıların modadan tasarıma, endüstriyel tasarımdan kent mimarisine kadar birçok konuda Türkiye’nin tasarım potansiyeline katkı sağlamasını çok önemsediğini belirtti.

Ticaret Bakanlığı olarak, gerek özel sektör temsilcileriyle gerekse üniversitelerle yürüttükleri çalışmaların kapsamını, sektörlerin değişen ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak yıldan yıla geliştirdiklerini anlatan Muş, tasarımın gücünü ve potansiyelini vurgulamak ve ihracatçılarda tasarım algısını yerleştirmek adına bu gibi organizasyonları bütün imkânlarla desteklemeye devam ettiklerini, her seferinde daha fazla verim almaya gayret ettiklerini dile getirdi.

Bakan Muş, Türkiye’de gelişmiş bir tasarım ve inovasyon kültürünün oluşmuş olmasının, Türkiye mal ve hizmet ihracatçılarının küresel pazarlardaki rekabetçiliğini yalnızca beslemekle kalmadığını, onları aynı zamanda oyunun kurallarını belirleyen güçlü aktörler haline getirdiğini söyledi.

Dünyanın dört bir yanına ulaşan ihraç ürünlerinin, Ar-Ge ve tasarımın gücünü kesin biçimde ortaya koyduğuna işaret eden Muş, “Dünyanın en gelişmiş pazarlarında bile Türk ürünleri tasarımlarıyla ön plana çıkmakta, beğenilmekte ve tercih edilmektedir. İhracatçılarımızın bu farkındalıkla, bütçelerinde tasarım ve inovasyon için ayırdıkları payı her geçen gün artırması bizleri sevindirmektedir.” dedi.

Mehmet Muş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz de Ticaret Bakanlığı olarak, firmalarımızın maliyetlerini azaltarak katma değerli ihracatta daha cesur adımlar atmalarını teşvik etmek adına çalışmalarımızı aralıksız olarak sürdürüyor, bu anlamda desteklerimizi günün şartlarına göre sürekli geliştiriyoruz. Bakanlık olarak şimdiye kadar, cesaret ve özveri ile küresel çapta bir dinamizme sahip olan tasarım ekosistemine en büyük katkıları sağlayan nesillerin yetişmesi için gayret sarf ettik. Bu doğrultuda, ülkemizde tasarım kültürünün yerleşmesi ve yaygınlaşması için tasarıma ve tasarımcıya sağlanan destekleri sürekli olarak geliştirmekteyiz. Ticaret Bakanlığı olarak, Türk tasarımlarının dünyada daha etkin pazarlanabilmesini sağlamak adına tasarımcı şirketleri ve tasarım ofislerini destekliyoruz. Hâlihazırda 14 tasarımcı şirketimiz ile 2 tasarım ofisimiz, yurt dışına yönelik gerçekleştirdikleri faaliyetlere ilişkin desteklerden faydalanmaktadır.”

Türkiye Tasarım Haftası etkinlikleri kapsamında ihracatçı birliklerinin tasarım yarışmalarını ve bu yarışmalarda dereceye giren genç tasarımcıların yurt dışı eğitim ve yaşam giderlerini desteklediklerini anlatan Muş, bu sayede uluslararası düzeyde nitelikli eğitim alma imkânı bulan tasarımcıların sayısı 228’e ulaştığını bildirdi.

Muş, tasarıma ilişkin desteklerin, tasarım altyapısının oluşturulması ve geliştirilmesini de kapsadığını aktararak, “Hâlihazırda 738 firmamız tasarım ve ürün geliştirme projelerine ilişkin olarak bu desteklerden faydalanmaktadır. Söz konusu desteklerle, hitap ettiğimiz tabanı genişleterek firmalarımızın ihracatta itici bir güç oluşturmasını amaçlıyoruz.” diye konuştu.

Çalışmaların yavaş yavaş meyvelerini aldıklarını anlatan Muş, bunun en önemli göstergesinin, tasarım ve ürün geliştirme projesi desteğinden faydalanan şirketlerin 2020 yılı birim ihraç fiyatı ortalamasının 9,2 dolar seviyesine ulaşması olduğunu vurguladı.

Muş, bu tablonun, hiç şüphesiz tasarım ve inovasyonun, katma değerli ihracatın kilit unsuru olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini dile getirdi.

Bakan Mehmet Muş, Bakanlık olarak, ihracatı pahada ve yükte daha da yukarılara taşımak için pek çok farklı projeyi hayata geçirdiklerini anımsatarak, “Bunların en önemlilerinden biri de 2008’den beri gerçekleştirdiğimiz ve bu sene 9’uncusuna imza atarak ödül töreni heyecanına birlikte tanık olacağımız ‘Design Türkiye Endüstriyel Tasarım Ödülleri’ organizasyonudur. İyi tasarımın ödüllendirilmesi ve tasarımın yaygınlaştırılması amacıyla yola çıkan ‘Design Türkiye’, bunun ötesinde küresel rekabette ihracatçılarımızı ve üreticilerimizi tasarımla rakiplerinin önüne geçirmeyi hedeflemektedir.” dedi.

Design Türkiye’ye bu yıl gelen toplam 234 başvurunun mobilyadan elektroniğe, tıbbi cihazlardan aydınlatmaya, ambalajdan hızlı tüketim ürünlerine kadar çok geniş bir yelpazede gerçekleşmesinin, tasarımın her sektörün kilit işlevini oluşturduğunun en önemli göstergesi olduğuna dikkati çeken Muş, “2021 yılı ödüllerini kazananlar birazdan açıklanacak ve artık küresel bir marka haline gelmiş olan Design Türkiye Ödülleri sahiplerini bulurken, bu heyecana hep birlikte ortak olacağız.” diye konuştu.

Muş, tasarımcıların, çözüm odaklı fikirleriyle ilham vereceğine, tasarım konusunda Türkiye’yi “Küresel Tasarım Sıralaması”nda zirveye taşıyacak yolların temelini atacağına inandığını belirterek, “Unutmayalım ki Türkiye ihracatla büyüyecek, ihracatımız da Ar-Ge, tasarım, inovasyon ve markalaşma ile seviye yükseltecektir.” dedi.

Türkiye Tasarım Haftası etkinliğinin, katma değerli ihracat bilincinin oluşturulmasına bu yıl da ciddi katkılar sağlayarak önemli bir işlevi yerine getireceğini vurgulayan Muş, etkinliğin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm kurum, kuruluş ve katılımcılara teşekkürlerini iletti.haberfaktor

Bu Haberi Paylaşın